RTÜK Üyesinden Açık Radyo Kararına Tepki

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyesi Necdet İpekyüz, kurulun 24 Nisan’da “Ermeni soykırımı” ifadesi nedeniyle Açık Radyo’ya verdiği idari para ve program durdurma cezasına karşı oy yazısı yayımladı.

İpekyüz, “Ermeni soykırımı” ifadesinin, ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek, RTÜK’ün görevinin tarihi konular hakkında görüş vermek olmadığını hatırlattı.

Kurul’un, Anayasal bir kurum olduğunu ve Anayasa’da korunan ifade özgürlüğünü korumakla görevli olduğunu belirten İpekyüz, “Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, yetkisini aldığı Anayasa’da korunan haklara saygı göstermek ve korumakla yükümlüdür. Bu nedenle kurul aldığı kararların, Anayasa’da yer alan haklara, özellikle de ifade özgürlüğüne, saygılı olduğundan emin olmaya mecburdur. Aksinin kabulü halinde, Anayasa’ya saygı duymayan bir Kurul’un yetkisini de Anayasa’dan alması düşünülemez” ifadelerini kullandı.

İpekyüz’ün karşı oy yazısında şu ifadeler yer aldı:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Hrant Dink kararında ‘tarihsel hakikat arayışı, devanı eden kamusal tartışmanın bir parçası olan ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçasıdır’ diyerek gazeteci Hrant Dink’in Ermeni Soykırımı’na ilişkin yazdıkları nedeniyle açılan ceza soruşturmalarının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetmiştir. Yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Altuğ Taner Akçam kararında da 1915 Ermeni Tehcirini ‘soykırım’ olarak nitelendirdiği için başvurucunun ceza soruşturmasına uğramasının ifade özgürlüğü ihlali olarak kabul etmiştir.

‘VERİLEN CEZA USULE UYGUN DEĞİL’

Hem ulusal hem de uluslararası yargı organlarının oturmuş içtihadı, 1915 Ermeni Tehcirinin ‘soykırım’ olarak nitelendirilmesinin ifade özgürlüğü tarafından korunduğu yönünde birleşmektedir. Dolayısıyla Ermeni Tehcirini ‘soykırım’ olarak değerlendirmek, hiç şüphesiz ifade özgürlüğünün koruması kapsamında kabul edilmektedir. Bu nedenle Üst Kurul tarafından ilgili yayında sarf edilen sözlerin cezaya konu edilmesi, ifade özgürlüğünü ihlal edecektir. Yayıncı kuruluşa ceza verilmesi, Anayasa’nın 26.maddesinde korunan ‘Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti’ni ihlal edecektir. Kurul, yayıncıya üst sınırdan idari para cezası vermiştir. Kurul kararında, alt sınırdan uzaklaşmasını gerekçelendirmemiştir. Programa yönelik ilk defa yaptırım uygulandığı göz önüne alındığında, üst sınırdan ceza verilmesinde, yasaya ve usule uyarlık yoktur.

Kurul ayrıca programın beş defa durdurulmasına karar vermiştir. Öyle ki, program durdurma tedbiri, programın yayınlanmasını yasaklayarak, ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahale getirir ve istisnai durumlarda uygulanmalıdır. Kurul bu tedbirin gerekli olduğunu ortaya koyacak herhangi bir gerekçe sunmamıştır. Gerekçesi açıklanmaksızın program durdurma tedbirinin verilmesi usule ve yasaya aykırıdır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x